1999 Öncesi Sigorta Kaydı Olanlar Dikkat! Mahkemeden Emsal EYT Kararı
Eski tarihli işe giriş kaydı olduğu halde prim günü görünmeyenler EYT'nin dışında kalabiliyor. Bir mahkeme sigorta başlangıcını 1999 öncesine çekti, birikmiş aylıkların faiziyle ödenmesine hükmetti.
Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen, bazı sigortalılar kayıtlarındaki eksiklikler nedeniyle hâlâ emeklilik hakkından yararlanamıyor. Özellikle yıllar önce çalışmaya başladığı halde SGK kayıtlarında o döneme ait prim günü görünmeyenler, EYT kapsamının dışında kalabiliyor. Ancak SGK uzmanı Özgür Erdursun'un dikkat çektiği yeni bir mahkeme kararı, bu durumdaki kişiler için umut verici bir kapı araladı.
Kimler risk altında?
EYT kapsamında emekli olabilmek için sigorta başlangıcının 8 Eylül 1999'dan önce olması gerekiyor. Sorun, bu tarihten önce adına işe giriş bildirgesi verilmiş ve sigorta sicil numarası almış, ancak çalıştığı döneme ait prim günü ya da prime esas kazancı SGK kayıtlarına yansımamış kişilerde ortaya çıkıyor.
Erdursun, Dünya gazetesindeki köşesinde durumu şöyle özetledi: "Geçmiş yıllarda işverenlerin çalışanları için işe giriş bildirgesi düzenlediği, ancak daha sonra verilmesi gereken dönem bordrosu veya o yıllardaki dört aylık sigorta primleri bordrosunda çalışanın adına yer vermediği durumlarla karşılaşılabiliyor. Böyle bir durumda vatandaş yıllar sonra e-Devlet veya SGK kayıtlarına baktığında eski tarihli bir işe giriş kaydı ya da sigorta sicil numarası bulunduğunu, ancak o tarihe ait prim gününün ve prime esas kazancının bulunmadığını görebiliyor."
İlk prim 1999 sonrasına kayıyorsa dikkat
Uzmana göre bu tablo EYT açısından kritik sonuçlar doğuruyor. Örneğin 1999'un ilk aylarında çalışmaya başlayan bir kişinin hizmet cetvelinde ilk primleri 8 Eylül 1999'dan sonra görünüyorsa, SGK emeklilik değerlendirmesini kayıtlı hizmetlere göre yapıyor ve kişi EYT kapsamının dışında kalabiliyor. Ancak Erdursun'a göre SGK'da eski tarihli işe giriş bildirgesi, sigorta sicil kaydı ve çalışmayı destekleyen başka deliller varsa konu burada kapanmayabilir.
"Çırak" ya da "stajyer" görünenler de araştırmalı
Bir diğer önemli sorun ise gerçekte normal sigortalı olarak çalıştığı halde eski işe giriş bildiriminde çırak ya da stajyer olarak gösterilen kişilerde yaşanıyor. Staj ve çıraklık kapsamındaki bazı sigortalılık kayıtları, emeklilik için uzun vadeli sigorta başlangıcı sayılmıyor. Erdursun, "Kişi gerçekte çırak veya stajyer değil, iş sözleşmesine dayalı olarak normal çalışan statüsünde çalışmışsa uyuşmazlığın niteliği değişebilir. Bu nedenle yalnızca belgenin üzerinde yazan ifadeye değil, çalışmanın gerçekte hangi statüde gerçekleştiğine bakılması önem taşır" diyor.
Mahkeme sigorta başlangıcını 1 Mart 1999 kabul etti
Erdursun'un aktardığı karar, Balıkesir 1. İş Mahkemesi tarafından Haziran 2026'da verildi. Mahkeme, davacının sigorta başlangıcının 1 Mart 1999 olduğunun tespitine ve SGK'nın bu konudaki itirazının kaldırılmasına hükmetti. Bununla da yetinmeyen mahkeme, bu tespit sonucunda davacının 1 Ocak 2024'ten itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığını belirleyerek birikmiş aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verdi.
Erdursun, kararın ilk derece mahkemesi kararı olduğunu ve kanun yolunun açık bulunduğunu hatırlatarak, bunun kesinleşmiş bir Yargıtay içtihadı gibi değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Bununla birlikte kararın, benzer uyuşmazlıklarda hangi taleplerin yargı önüne taşınabileceğini göstermesi bakımından önemli olduğunu belirtti.
Hangi belgeler önemli?
Bu tür davalarda en kritik konunun deliller ve hak düşürücü süreler olduğunu belirten Erdursun, şu belgelerin önem taşıdığını söylüyor:
- SGK'ya verilmiş işe giriş bildirgesi
- Sigorta sicil numarası kaydı
- İşyerine ait dönem kayıtları ve bordrolar
- Diğer resmi belgeler
- Aynı dönemde aynı işyerinde çalışmış kişilerin tanıklıkları
Özellikle çalışmayla ilgili SGK'ya zamanında ulaşmış bir işe giriş bildirgesinin bulunması, hizmet tespiti davalarında süre meselesinin değerlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor.
"Yapılacak bir şey yok" demeyin
Erdursun, 8 Eylül 1999'dan önce işe giriş bildirgesi bulunan ancak o döneme ait prim günü görünmeyen, eski bordrolarda adına rastlanmayan ya da gerçekte normal çalışan olduğu halde çırak veya stajyer görünen kişilerin "primim görünmüyor, artık yapılabilecek bir şey yok" düşüncesiyle hareket etmemesi gerektiğini vurguluyor. Gerçek bir çalışma belgelerle ve gerektiğinde tanıklarla ortaya konabiliyorsa, sigorta başlangıcı ve hizmet tespiti için yargı yoluna başvurulabiliyor. Dava açmadan önce SGK sicil dosyası, işe giriş bildirgesi ve dönem bordrolarının birlikte incelenmesi, yaş ve prim şartlarının da ayrıca değerlendirilmesi öneriliyor.